Ana içeriğe atla

Şehir I

Bir şehir

İçinde grimsi
Sarımtrak binalar
Çoğu yerleri lekelerle bezenmiş.
Sokakları ise boştur
Bazenleri arabalar geçer
Sessizce
Rahatsızlık vermeden.
Bazenleri bir tramvay gıcırtısı
Veyahut bağıran bir simitçi
Hatta şanslıysanız
Çingene çocukların küfürleri
Çalınıverir kulaklarınıza.
Öyle ki bu şehir
Gözlerinin feri sönmüş
Şakakları hafiften ağarmış
Görüp de geçirmiş
Bir koca çınar gibidir.
Sohbetten pek hazzetmez.
Derdi tasası
Bir ekmek parası.
Mesaisi erkendir
Güneş tepelerin ardından sırıtmadan
Yola koyulmuştur çoktan
Başıboş sokaklar
İlk onunla selamlaşır sabahları
Besmele çekip de
Açar ekmek teknesini.
Bereketli ya da bereketsiz
Hızlı veya yavaş
Usulca kaybolurken güneş
Kepenkler de yavaşça kapanır
Yola düşer koca çınar
Sokaklara gecenin karanlığı değmeden.
Yemekler yenip
Bir de çaylar içilse
Bir ağırlık çöker üzerine
O ulu çınar
Uyuyakalır kanepenin üzerinde.

2020

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şehir II

Geceler gündüzle kucaklaşır Tan ağarmadan Bulutlar sarar yeşil örtünü. Burada geceler uzundur Haz dolu sokaklarından Şarap ve alkol taşar Kulaklarında müzik sesleri  Bir maskeli balo gibi Sahte suratlar dolu dört bir yanın. Oysaki sana Bir çizgi boyunca uzanan  Engin masmavi ufuklarına dalmak Sabahları Bulutlar ağır ağır kalkarken üstünden Bir kahve Seni izlemek ve başlamak güne  Derin bir nefes Çam ağaçlarının kokusu. Güneş hâlâ ısıtmıyorken seni Tatlı soğuk ayazın  Kızıla boyar yanaklarımı. Sen Cennetten bir köşe misalisin. Yasaklı meyve ağaçları dolu  Dört bir yanın Üstünde yaşayanlar  Koparmışlar herbirini Kurumuş ağaçların Solmuş renklerin. Her bir karışın ezilmiş, sömürülmüş Uçuşur üstünde akbabalar. Neyse ki sen cennet gibisin Herkes seni arzular Eninde sonunda Sana çıkar herkesin yolu.

Gözler-2

Gözlerin sanki geceden kopmuş İçinde yıldızlar barındırıyor Sana olan sevdam ne kadar çokmuş Beni hayatımdan arındırıyor