Ana içeriğe atla

Şehir II


Geceler gündüzle kucaklaşır

Tan ağarmadan

Bulutlar sarar yeşil örtünü.

Burada geceler uzundur

Haz dolu sokaklarından

Şarap ve alkol taşar

Kulaklarında müzik sesleri 

Bir maskeli balo gibi

Sahte suratlar dolu dört bir yanın.


Oysaki sana

Bir çizgi boyunca uzanan 

Engin masmavi ufuklarına dalmak

Sabahları

Bulutlar ağır ağır kalkarken üstünden

Bir kahve

Seni izlemek ve başlamak güne 

Derin bir nefes

Çam ağaçlarının kokusu.

Güneş hâlâ ısıtmıyorken seni

Tatlı soğuk ayazın 

Kızıla boyar yanaklarımı.


Sen

Cennetten bir köşe misalisin.

Yasaklı meyve ağaçları dolu 

Dört bir yanın

Üstünde yaşayanlar 

Koparmışlar herbirini

Kurumuş ağaçların

Solmuş renklerin.

Her bir karışın ezilmiş, sömürülmüş

Uçuşur üstünde akbabalar.

Neyse ki sen cennet gibisin

Herkes seni arzular

Eninde sonunda

Sana çıkar herkesin yolu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gözler-2

Gözlerin sanki geceden kopmuş İçinde yıldızlar barındırıyor Sana olan sevdam ne kadar çokmuş Beni hayatımdan arındırıyor

Şehir I

Bir şehir İçinde grimsi Sarımtrak binalar Çoğu yerleri lekelerle bezenmiş. Sokakları ise boştur Bazenleri arabalar geçer Sessizce Rahatsızlık vermeden. Bazenleri bir tramvay gıcırtısı Veyahut bağıran bir simitçi Hatta şanslıysanız Çingene çocukların küfürleri Çalınıverir kulaklarınıza. Öyle ki bu şehir Gözlerinin feri sönmüş Şakakları hafiften ağarmış Görüp de geçirmiş Bir koca çınar gibidir. Sohbetten pek hazzetmez. Derdi tasası Bir ekmek parası. Mesaisi erkendir Güneş tepelerin ardından sırıtmadan Yola koyulmuştur çoktan Başıboş sokaklar İlk onunla selamlaşır sabahları Besmele çekip de Açar ekmek teknesini. Bereketli ya da bereketsiz Hızlı veya yavaş Usulca kaybolurken güneş Kepenkler de yavaşça kapanır Yola düşer koca çınar Sokaklara gecenin karanlığı değmeden. Yemekler yenip Bir de çaylar içilse Bir ağırlık çöker üzerine O ulu çınar Uyuyakalır kanepenin üzerinde. 2020